Yorumu yanıtla
Neden İngilizce öğrenemiyoruz?
Aslında bu konu hakkında herkesin az çok bilgisi olduğundan dolayı bu konu hakkında yazmaya gerek duymuyordum, ta ki bu akşama kadar. Komşumuzun bir çocuğu benden İngilizce ödevi için yardım istedi. Bende kabul ettim. Çocuk ilköğretim 6. sınıf öğrencisi ve verilen ödev ise evde, okulda ve kapalı spor salonunda uyulması gereken kuralları İngilizceye çevirmek. Ödevi tamamen yaptım ve çocuğu evine yolladım. Fakat artık bu konuda yazmam gerektiğine karar verdim.
Bir öğrenci yıllarca okullarda İngilizce dil eğitimi almasına rağmen hâlen İngilizce bilmiyorlar. Hatta Anadolu liseleri gibi İngilizce ağırlıklı eğitim veren kurumlardan mezun olan kişiler ODTÜ gibi üniversitelerin hazırlık sınavlarını geçemiyorlar. Durumun böyle olması eğitim sistemimizde bazı hataların olduğunu gösteriyor.
Bende herkes gibi ilköğretim 4. sınıftan itibaren İngilizce eğitimi aldım. Anadolu Öğretmen Lisesi mezunuyum. Hazırlık sınıfı okudum. Şunu söyleyebilirim ki. Yabancı dil bölümüne geçinceye kadar İngilizce bildiğimi söyleyemem. Hatta üniversiteye gelinceye kadar İngilizce konuşup anlayabildiğimi iddia edemem. Maalesef İngilizce öğrenme konusunda eğitim sistemimiz bizi kendi halimize bırakıyor.
Genel bir çerçeve çizdikten sonra nedenleri, önerileri ile birlikte dil öğretiminde mevcut olan sistemi tanıtarak bizim eğitim sistemimizle karşılaştırmak istiyorum.
İngilizce öğrenmek denildiği zaman ilk akla gelen kavram grammar (dil bilgisi) kavramıdır. Çünkü maalesef eğitim sistemimizin temelini bu kavram oluşturuyor. dil bilgisini öğrenmemiz gerekir mi? Bence evet, fakat önemli olan öğrenme biçimimiz. Hayatımızdaki sınavlardan dolayı gramer kurallarını ezbere bilir bir hale gelmemiz gerekiyor. Fakat gramer öğretmek demek kuralları ezberlemekten ziyade bu kuralları nasıl kullanacağımızı öğrenmek olmalıdır. Siz okurlarıma önerim ise gramer öğrenirken bol bol örnek üzerinde çalışın. Öğrendiğiniz kuralları uygulayın, kullanın ama sakın ezberlemekle zaman kaybetmeyin.
İkinci en popüler olan kavram ise kelime. Elbette bir dilde bildiğimiz kelime sayısı önemli, fakat asıl önemli olan bir dilde kullanabildiğimiz kelime sayısı. Benim bildiğimin 2 katı kadar kelime ezberleyen fakat yinede 2 cümle yazıp çizemeyen kişiler gördüm. İlköğretim yıllarını hatırlıyorum da öğretmenimiz verirdi ödevi şu kelimeleri 10 defa alt alta yaz. Yabancı dil sınavına hazırlandığım dönemde ayrıca kelimelerin kullanımlarını da bilmem gerekiyordu. Fakat yöntem yine aynı. Kelimeyi bul altını çiz Türkçe anlamını yaz, daha sonra o kelimeyi ezberle. Siz değerli okurlarıma önerim şu olacak. Eğer kelime öğrenmek istiyorsanız. Kelimeleri metinler içerisinden çıkarın ve anlamları, kullanımları, nasıl telaffuz edildikleri, kelime türleri gibi özelliklerini de bilin ve en önemlisi öğrendiğiniz veya öğrenmeye çalıştığınız kelimeyi kullanın. O kelimeyi kullanarak cümleler yazın ve söyleyin.
Belkide okuma en iyi olduğumuz veya en az sıkıntı çektiğimiz kısım. Çünkü eğitim sisteminin en iyi verdiği kısım burası gibi görünüyor. Bundan dolayı okuma için öneride bulunarak bu bölümü geçeceğim. Okumak için seviyenize uygun ve mümkünse sevdiğiniz bir konu hakkında olabildiğince okumaya çalışın. Okurken bilmediğiniz kelimelerin hepsinin anlamına bakmanız gerekmez. Fakat kelime bilginizi geliştirmek için sık karşılaştığınız kelimeleri içinde bulundukları cümlelerle birlikte not etmemizde fayda var.
Yazma sıkıntılı olduğumuz alanlardan birisi. Sadece İngilizce için değil Türkçe yazılar yazmakta bile zorlanan bir toplumuz. Yazı yazabilmek için elbette iyi bir gramer ve kelime bilgisine sahip olmamız gerekir. Fakat miktarlarından çok bu iki bereciyi kullanabilmemiz gerekir. Yazma konusunda önerim ise mümkün olduğunca yazmak. Yazma cilala parlat yöntemi ile gelişmez. Yazma becerisini geliştirmek için yazmalısınız.
Konuşma ve dinleme ise en az hatta hiç önem vermediğimiz beceriler arasındadır. Bunun asıl nedeni İngilizce öğretmenlerinin bile bu konuda yetersiz olmalarıdır. Üniversiteler dışında bu iki beceri için eğitim veren kurum görmedim. Hatta bizlere Yanlış bir eğitim vererek ileride bu becerileri geliştirmeye çalışırken bizim sıkıntı çekmemize sebep oluyorlar. Belkide Üniversiteye kadar İngilizce eğitimi verilmeseydi simdi daha iyi bir İngilizce seviyesine sahip olacaktık. Bu konu en temel sorunumuz olmakla beraber artık bu konuyu önerilerde bulunarak kapatmak istiyorum. Dinleme konusunda birçok materyal bulabilirsiniz. Fakat dinleme yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli konu dinlediğiniz şeyi anlamanız gerekir. Anlamadan dinlemenin bir faydası yoktur. Kulak aşinalığı kavramını bir kenara bırakarak, seviyenize uygun dinleme parçaları bularak dinleyin. Bulduğunuz size en uygun parçayı defalarca dinleyin. Dinleme konusunda en iyi materyal şimdilik yayında CD veya kasetleri olan basit okuma parçalarıdır. Bunun yanı sıra yabancı dizi ve filmlerde yararlı ve aynı zamanda eğlenceli materyallerdendir. Filmleri izlerken seviyenize göre, altyazılı veya İleri seviyedekiler için altyazısız olarak izlenebilir. Ayrıca günlük yaşamda kullanabileceğiniz sözler, cümleler gördüğünüz zaman bu kısımları tekrar tekrar izlenebilir ve hatta bir kenara not alarak bunları söylemeye çalışabilirsiniz.
Konuşma konusunda maalesef en sıkıntılı olduğumuz kısım. Çünkü henüz bizimle bir insan gibi konuşabilecek bir yazılım bulunmamaktadır. Bunun için bulduğunuz her fırsatı değerlendirmeye bakın. Ayrıca belirlediğiniz bir konu üzerine konuşabilirsiniz. Bunu yaparken sesinizi kaydetmeniz sonradan yaptığınız hataları görmeniz ve düzeltmeniz açısından yararlı olacaktır. Şuan için bununla ilgili başka bir araştırma daha yapmaktayım. Ubuntu üzerinde İngilizce konuşmaları metne çevirebilecek bir program arayışındayım. Bu programı bulduğum zaman yine burada sizlerle paylaşacağım. Böylece Yanlış telaffuz ettiğimiz kelimeleri görebileceğiz.
Şimdiye kadar hep İngilizce üzerinden konuyu ele aldım. Çünkü bence artık bir insanın mutlaka bilmesi gereken 2 dil var. bunlardan ilki Anadilleri diğeri ise evrensel dil olarak kabul edilen İngilizce. O veya bu şekilde hayatımız bir şekilde İngilizce ile karşılaşacaktır. Evet bu kadar söylendikten sonra elbette bu sistemin düzeltilmesi konusunda bir iki öneride bulunacağım. İlk öncelikle dil eğitimi konusundaki düşünce sistemi değişmeli, eğitim sistemimiz de bu doğrultuda düzenlenmeli. Fakat Eğitim sistemi düzenlenirken akademik çevrelerden öneriler alınmalıdır. En önemli güdüleyici maalesef sınavlar durumunda bundan dolayı dil sınavları Dinleme, Konuşma, Okuma ve Yazma olmak üzeri 4 beceri üzerinden gerçekleştirilmelidir. Son olarak her şeyi devletten beklememek gerekir. Evet bu Yanlış fakat bir yanlışı başka bir yanlışla kapatmanın alemi yok. Eğer eğitim sistemimizden yeterli İngilizce eğitimini alamıyorsak kendi başımızın çaresine bakmak zorundayız.